Okumanın yararları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Okumanın yararları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Temmuz 2012 Pazartesi

Okudukça Çözülür Yumak

Okumak, okumak, okumak… Okudukça çözülür yumak. Okumak üzerine çok yazılar yazıldı, yazılıyor, yazılacak; fakat şu da var ki, önemli olduğunu kabul ettiğimiz konuları tekrar tekrar gündeme getirip söylemek gerekir. Çünkü insan nisyan ile ma’luldur. Unutmaya yatkın bir varlıktır. Bu yazı da bu düşünceyle kaleme alınmıştır.


        İnsanoğlu aklıyla, düşüncesiyle mevcuttur bu dünyada. Descartes’in dediği gibi: ‘ Düşünüyorum, öyleyse varım.’ Bu sözün mefhumu muhalifi şudur: Düşünmüyorsam, o halde yokum, yaşamıyorum.’ İnsan düşündükçe, aklettikçe var olacaktır, varlığını hissettirecektir çevresine.Düşünce de ancak okumayla mümkündür.Zaten bu yönü de insanı diğer canlılardan ayirir.

        Okuyan insan düşünür, düşünen insan da yeni fikirler üretir, yani üretkendir.
Üreten insan da toplumun, ülkenin gelişmesi için aranan insandır. Okuyan insan meyve veren ağaca benzer, üretkenlik yönüyle; okumayan insanı ise ota benzetebiliriz, meyve vermediği için.
       Okumak için öncelikle okumanın bir ihtiyaç olduğunu, hayatımızda hava kadar su kadar önemli olduğunu bilmemiz gerek. Nasıl ki aç olan birisi açlığını hissettiği için yemek yer, öyle de okumak için kişinin manevi açlığını, düşünce kısırlığını hissetmesi gerekir.
      ‘Öğrenmek için değil, yaşamak için okuyorum.’  Diyor Flaubert. Demek ki okumaktan maksat yaşamak. Okumak, düşünmek; düşünmek, hakikate ulaşmak demektir. O zaman okumuyorsak yaşadığımızdan söz edebilir miyiz? Bu soruyu kendimize sormalı ve kendimizi sorgulamalıyız.
       Bir Japon şiirinde okumanın değeri şöyle anlatılmaktadır:
       Elmas bile işlenmezse
       Gösteremez cevherini
       İnsan da böyledir
       Ancak okursa gösterebilir
       Gerçek değerini.
     Yazımızı okuma ve kitapla ilgili güzel sözlerle noktalayalım:
-Okumayı sevmek, hayatta can sıkıcı saatleri en güzel saatlerle değiştirmektir.(Montesque)
-Okuma ruhu yüceltir.( Voltaire)
-Okumak, insana olgunluk, konuşmada canlılık, yazmada açıklık verir.(Bacon)
-Kitapsız büyüyen çocuk, susuz yetişen ağaca benzer.(Çin atasözü)
-Kitapları seviyor musunuz, ömrünüz boyunca mesutsunuz demektir.(Claretie) 


28 Mayıs 2012 Pazartesi

Okumanın Faydaları

Kitap Okumanın Faydaları

Kitap Okumanın Faydaları
  1. Dünya görüşümüz, yaşama bakış açımız genişler. Farklı düşünüp yapılabildiğini görürüz. Yeni fikirler, bilgiler öğrenir ve bunları hayatımıza yansıtırız.
  2. Hayalgücümüz bu yeniliklerle birlikte daha da genişler.
  3. Yeni sözcükler öğreniriz. Böylece dilin temel kavramlarından olan sözcükler için dağarcığımız artar. Kendimizi yazılı ve sözlü olarak daha iyi ifade edebiliriz.
  4. Göz ve beyin koordinasyonumuz artar. Daha hızlı görüp algılama yetisine sahip oluruz.
  5. Yeni heyecanlar edinir ve yaşamımızı değiştirebiliriz.
  6. İnsanlarla kurduğumuz ilişkiler daha çok yönlü olur. Çünkü çoğu edebi eser birçok karakter barındırır. Bu karakterleri tanıyıp onların hikayelerini okumak insanoğlunun farklı yönlerini görmemizi sağlar.
  7. Sabretmeyi ve tamamlamayı öğreniriz. Çoğu kitap giriş-gelişme-sonuç bölümlerinden oluşur. Bu bölümleri sırasıyla sonuna kadar okuyarak yaşamımızda da bir düzen içinde olmaya katkıda bulunuruz.
  8. Görmediğimiz, bilmediğimiz yeni yerler, yeni insanlar, yeni hayatlar tanır; bunlara karşı tahammül geliştiririz. Yeniliklere açık oluruz.
  9. Kitaplar, mesleki seçimlerimizde belirleyici olabilir. Örneğin sevdiğimiz roman kahramanı bir öğretmense biz de öğretmenlik mesleğine ilgi duyabiliriz.
  10. Kitaplar, iyi zaman geçirilecek dostlardır. Yaşa uygun kitaplar okumak çok iyi dostlar kazanmakla eş değerdir.
  11. Günümüzün ruhsal sıkıntılarının başında gelen stresle mücadelede kitapların rolü büyüktür. Farklı denizlere yelken açtığımızda, günlük stresten de bir nebze kurtuluruz.
  12. Genel kültürümüz artar. Söyleyecek bir sözümüz olur. Böylece toplumsal ilişkilerde özgüvenimiz artar.
  13. Kitap okuma ile sözel zeka ilişkisi bilinmektedir. Kitaplar daha zeki bireyler olmamıza katkıda bulunur.
  14. Kitaplar, içinde bulunduğumuz yerel kültürü, insani/ahlaki değerleri daha iyi tanımamızı sağlar. Böylece sosyal ilişkilerde neyi, nerede, nasıl yapacağımızı; neyin doğru neyin yanlış olduğunu daha iyi tespit edebilir; bu sayede daha ahlaklı/insancıl bir birey olabiliriz.
  15. Hayvan ve bitki sevgisi, çoğunlukla ilköğretim aşamasında masal ve hikaye kitaplarında aşılanmaya başlanır. Bu sayede doğaya karşı da duyarlı bireyler olabiliriz.

 http://www.faydalar.com

Okumanın Faydaları


Çocukların kitap okumadığını ve bununla ilgili her yerde sitem edildiğini görüyoruz. Veliler okula gider öğretmene şikayet eder, öğretmen veliye şikâyet eder: "Çocuğum kitap okumuyor." ya da "Çocuğunuz kitap okumuyor." Karşılıklı önerilerde ve yapılan uygulamalardan bahsedilir ama hiçbir zaman hatayı ne öğretmen ne de ebeveynler kendinde bulmak istemezler. Yeter ki çocukları okusun bunun için ne gerekiyorsa yapmaya hazır olduklarını sık sık belirtirler. Her zaman her türlü kitabı almaya da hazır olurlar. Sıkça da bu gibi sorunlarla karşılaşılır.

Çocuğunuza kitabı anlatmanız, onları kitaplarla tanıştırmanız, kitabın eğlenceli olduğunu gösterebilmeniz ve doğru kitapları seçmelerini sağlayabilecek eğitimi vermeniz için neler yapılacağını öğrenmeye çalışmalısınız. Bilgisayar, televizyon, VCD, DVD, Playstation hatta cep telefonu dünyasına sıkışmış çocuğunuzu oradan çıkarıp, kitaplarla hayal güçlerini güçlendirmesi, kendi dünyasını keşfedip, kendi duygu ve düşüncelerini özgürce ifade edebilmesi için çocuğunuzu kitapların büyülü ve engin sularına atmanız gerekir ki bu da çok kolay bir şey değildir. Çocuğunuzdaki bu gelişimleri sağlayabilmek için birçok şeyi bilmeniz ve uygulamanız gerekiyor.

Eğitim anne karnında başlar

Birçoğunuz çocuğunuz doğmadan önce, cinsiyeti belli olur olmaz hazırlıklara başladınız. Yatacağı yer, kıyafetleri, mobilyası gibi bebeğin öncelikli ihtiyaçlarını ayarladınız. Belki bazılarınız da, doğmadan önce bebek ve bebekle ilgili kitapları alıp okudu. Hamilelikte yapılan yürüyüşün, konuşmanın, yoganın, dinlenen terapi müziklerinin, anne karnındaki bebeğin daha sağlıklı olmasını sağladığını biliyoruz. Hamileyken yapılan bu tür aktivitelerin, çocuğunuzun gelişimi açısından olumlu etkileri olduğuna göre, daha bilinçli çocuklar yetiştirebilmek adına, hem kendiniz hem de çocuğunuz için kitap okumanız gerekiyor. Nitekim anne karnında, annenin bebeğe okuyacağı kitapların olumlu etkilerinin olduğu da kuşkusuz.

Genelde anneler çocuklarını severken, ilerliye yönelik hedeflerinden söz ederler. Oğlum ya da kızım büyüyünce doktor, öğretmen veya asker olacak gibi olumlu telkinler verirler. Severken veya uyuturken çok güzel ninniler söylerler. Belki çoğumuzun hala unutamadığı, anneanne ya da annemizin bize söylediği ninniler hala kulağımızda çınlıyor. Çocuklara söylenen bu ninniler ve masallar direkt olarak bilinçaltına yerleşiyor. Dolayısıyla, ilk öğrenme ninni ve masallarla başlıyor.

Yaşına uygun kitabı nasıl seçmelisiniz?

Çocuğunuza kitap alırken, yaşı kadar algılama düzeyini de göz önünde bulundurmalı, gelişim dönemine uygun dil ve içeriği olan kitapları tercih etmelisiniz. Ayrıca onu korkutan, yönlendiren, sindiren, bir düşünceyi benimsetmeye çalışan, içeriği olmayan kitaplar seçmemeye de dikkat etmeniz gerekir. Kitap, çocuğunuzun kendini geliştirmesine katkıda bulunmalı, kendisiyle birlikte yaşadığı toplumun değer yargılarını, özelliklerini öğrenmesine olanak sağlamalıdır. Kitap, çocuklara öğüt verme kaygısı taşıyarak, her cümlede ya da sonuçta öğüt verici, çocuğu sınırlayıcı olmamalıdır. Son olarak seçeceğiniz kitabın, gerçeklere dayanan, bilimsel amaçlardan sapmayan, aynı zamanda çocuğunuzun ilgisini çekecek şekilde kurgulanmış olması gerekir.

“Polyanna” ve “Kırmızı Başlıklı Kız”

Çok iyi bilinen bazı kitaplar, masallar çocuklara olumsuz mesajlar vererek, onların kişiliklerini etkileyebiliyor. Örneğin “Kırmızı Başlıklı Kız” masalını bilmeyeniniz yoktur herhalde. Belki de bu masalı mutlaka çocuğunuza da anlattınız. Oysa bu masal, bir yandan çocukları en çok korkutan hikayelerin başında gelirken, diğer yandan da “Ne olursa olsun anne sözü dinlenmeli, dinlenmediği zaman da başınıza çok kötü şeyler geleceği bilinmeli.” mesajı veriyor. Bu ve benzeri mesajlar, çocuğunuza kendi varlıklarını göstermek yerine, bağımlı olmayı aşılar. Yine çok tanınmış bir çocuk romanı olan “Polyanna”, çocuğunuz tarafından özdeşim kurulabilecek bir kahraman değildir. Her olumsuzluğun olumlu yanını bulan ve hep başkaları için çırpınan bir çocuk kahraman, çocuğunuz için pek de olumlu bir mesaj taşımamaktadır. Aşırı acıklı, zavallı, devamlı ezilen ve horlanan çocuk kahramanlı kitaplar, olumlu özdeşim modelleri olmadığı gibi, çocuğunuzda gelişimsel sorunlara yol açabilirler. Çocuğunuzu umutsuzluğa, çaresizliğe alıştıran kitaplar zararlı bile olabilir. Seçeceğiniz kitabın yaşına uygun, sayfa sayısının az ve konusunun sıkıcı olmaması gerekiyor.

Çocuğunuzun kişilik gelişimine katkıda bulunacak ve kendisi ile özdeşleştirebilecek kitapların içeriklerine, sizin kadar eğitimcilerin de dikkat etmesi gerekir. Öğretmen, her öğrencinin kişilik özelliğini dikkate alarak, geliştirmek istediği yönde çocuğun kitabın kahramanı ile özdeşim kurabilmesini sağlamalıdır. Hikâyelerin ve bazen kitapların iyileştirici özelliğinin de olduğunu bilmeliyiz. Örneğin, kendine güveni, hoşgörüsü ve sabrı olmayan, başarı, motivasyon gibi özelliklerden yoksun olan öğrencilere, uzman veya öğretmenleri tarafından uygun kitaplar önerildiğinde ve okutulduğunda, çocuklarda müthiş değişimler görülmüştür. Bunun için önerilen kitapların, öncellikle öğretmenler tarafından da değerlendirilmesi gerekir.

Bebeklik dönemi (0–3 yaş )

• Çocuğunuzun ilk dönemlerinde, onu kucağınıza alarak kitaba dokunmasını sağlayabilirsiniz. Basit ve açık bir şekilde resimleri kendisine göstermek ve konuşarak kelime dağarcığını zenginleştirebilirsiniz. Dil gelişimi açısından olumlu katkı sağlayacaktır.

• Kitabın kaliteli olmasına dikkat etmelisiniz. Ağzına alır, yere çarpar veya atabilir. Bu nedenle kitabın sayfaları hemen dağılmayacak ve kimyevi madde içermeyecek şekilde olmalıdır.

• Bu yaşlarda kitap, çocuğunuz için bir oyuncaktan farksızdır. Yani bakarak ve dokunarak eğlendiği için dış dünyayı tanıdığı bir nesne olarak görür. Bu nedenle resimler yakın çevresinden bildik nesneleri kapsayacak şekilde olmalıdır.

• Bol resimli-az yazılı ilk dönem kitaplarını soru-cevaplarla okumanız gerekir. Zira bunlar öykü kitabından çok, keşif kitabı niteliğindedir. Resimlerden yola çıkılarak bir hikaye kısa ve öz anlatılır. Sizin de bu tip kitapları okurken, ses tonunuzu ve bedeninizi kullanmanız iyi olur fakat soru-cevap seanslarını zekâ testine dönüştürmek gibi bir yanlışa düşmemenizi tavsiye ederiz.

• Ara sıra çocuğunuzun oyuncaklarını da bu dramatizasyona ekleyin.

Okul öncesi dönem (4–6 yaş)

Büyük puntolu bol resimli ve boyanacak kısımları olan kitaplar daha çok ilgilerini çeker.

• “Daha küçük, anlamaz” gibi bir yanılgıya düşmeyin. Çocuklar kaliteli kitaptan anlar! Çocuğunuzu, kendisini “çocuk kitabı” olarak tanımlayan her kitapla muhatap etmeyin. Ona sadece edebi ve estetik değeri olan kitaplar okuyun. Bozuk metinler, düşük kurgular, kötü resimlerle dolu kitaplar sıkıcı olur!

• Resim-metin bütünselliği olan kitapları seçin. Bu yaş kitaplarında resmin metin için önemli bir tamamlayıcı olduğunu ve bu ayrılmaz ikilinin oluşturduğu gücü göz ardı etmeyin.

• Seçim yaparken kriterleriniz “eğlendirmek” ve “deneyimlemek” olsun. Yanılıp, seçim kriterinizi “öğretmek” sanmayın!

Okul ve okuma dönemi (7–10 yaş)

Duygularını ve düşüncelerini açıkça ifade edebilir. Daha çok La Fontaine’in kitapları gibi hayvanlarla ilgili olan masallar hoşlarına gider.

• Kaliteli kitap sunmanın önemi, çocuk kendisi okumaya başlayınca daha da artar. Çünkü artık o bir fatihtir ve fethettiği diyarlar eğlenceli ve heyecan dolu olmalıdır ki yeni fetihlere karşı açlığı devam etsin.

• Çocuğunuz “Sıkıcı” diyorsa, ona inanın ve asla o kitabı okuması için ısrar etmeyin.

• Çocuğunuza kitap okumaya devam edin. Okumayı öğrenmesi, sizinle yaşadığı keyifli kitap okuma seanslarından yoksun kalmasına sebep olan bir düşmana dönüşmesin.

• Ceza olarak okuma vermeyin. “Çabuk odana git ve kitabını bitirene kadar oradan çıkma!” gibi cümleler evinizden uzak olsun.

Ergenlik dönemi (11–14 yaş)

Türk ve dünya klasiklerini okuyabilir. Daha çok ön ergenliğe bağlı olarak komik, esprili, cinsel içerikli kitaplar ilgilerini çeker. Aynı zamanda, macera, serüven dolu kitaplar da okurlar. Dünyayı kasıp kavuran Harry Potter kitap dizisi gibi örnekler olabilir.

• Sizden farklı düşünmeye başlar ve sizin tercih ettiğiniz kitapları okumak bile istemeyecektir. Sizinle aynı kitapları beğenmesini beklemeyin.

• Listenizi okumasını beklemeyin. Sizin ısrarla okumasını istediğiniz bir kitabı, belki o hiçbir gün okumayacak ya da sizin okumasını istemediğiniz bir kitabı üç kez okuyacaktır. Çocuğunuza hangi kitabın, hangi pencereyi açacağını bilemezsiniz. Onun içgüdülerine güvenin.

Dikkat etmeniz gereken hususlar

• Çocuğunuzu kitap okumaya özendirmek ve zevkli hale getirmek için öncellikle sizin eşinizle beraber çok iyi birer model olmanız gerekir. Evde televizyondan, internetten uzak sessiz bir ortamda, hep birlikte karar alınan saatte kitap okuyabilirsiniz, ancak bu zamanı alışkanlık haline dönüştürmelisiniz.

• Ailede okunan kitap, her birey tarafından diğer fertlerle paylaşılmalıdır. Böylelikle çocuğunuz dinlemeyi ve kendini ifade etmeyi öğrenir.

• Çocuğunuzu kitapçılara ve kitap fuarlarına götürüp, gezdirmelisiniz. Okuyacağı kitapları seçerken, tercih hakkını ona tanımalısınız.

• Okullarda kitaplıklar oluşmasını sağlamalısınız. Kitaplar öğrencilerin görebileceği yerde olmalıdır ve kilitli dolaplarda saklanmamalıdır. Ayrıca, okunan kitaplar sınıfta öğrencilere anlattırılmalıdır.

• Evde de kitaplar görünmeyecek yerde saklanmamalı, vitrinde aksesuar olarak kalmamalıdır.

• Örneğin, okuduğu kitaptaki kahramanların özelliklerini anlatmasını ve kendisini daha çok hangi karaktere yakın bulduğunu belirtmesini sağlayabilirsiniz. Yeni müfredat programında da benzer uygulamalar var. Siz de bunları evde uygulayabilir, çocuğunuz için okuma işlemini daha zevkli hale getirebilirsiniz.

• Her yerde ve her zaman çocuğunuzla birlikte kitap okumalı, bunu su ve yemek gibi temel bir ihtiyaç haline getirmelisiniz. Kitap okumayı bir hobi olarak değerlendirmemeli, onu yaşamsal bir sorumluluk olarak görebilmeyi başarmalıdır.

Uzman Psikolog Hülya Topal

http://www.xn--inirah-xjb.com/index.php?topic=1128.0 den alıntıdır

27 Mayıs 2012 Pazar

Okumanın Yararları

Okumanın yararlarını incelemek üzere kaleme aldığımız bu makalemizi sizlerle paylaşmak istedik.

Okumak insanın hayat tarzının değişmesinde,hayata bakış açısının yönlenmesinde,şahsi ve sosyal yaşamındaki ilşkilerinin daha da bir rantabl hale gelmesinde,hayal,mana,ruh dünyasının inkişafında çok etkileri,ehemmiyetli faydaları olan bir eylem ve faaliyettir.
 Okumanın yararları denilince ilk akla gelen insanın ilminin,marifetinin artamaya başlamsı oluyor.Çünkü insanoğlu okuyarak yeni bilgilerle tanışıyor,kelime haznesine değişik kelimeleri ilave ediyor ve bu vesileyle düşünce ufku genişleyerek  bakış zaviyesi değer kazanıyor.
Yine okuma sayesinde kitap vasıtası ile kendi çevresinde ulaşamadığı veya ulaşması zor olan kesimlerle irtibat kurduğunu söylemek mümkün.Zira her  kitap ayrı bir alem diyebiliriz.Bunu söylerken ayrıma gitmeden söyledim. Eğitim,edebiyat,fen-teknoloji,dini,hukuki,popüler her nasıl olursa olsun her bir kitap ayrı buudlara insanı davet eder.Bu davete icab eden insan da oradan alacaklarını aldığı takdirde kendi aleminden ayrı alemlerin içine girer.




"Denize atılan bir şişe her kitap.asırlar,kumsalda oynayan birer çocuk.İçine gönlünü boşalttığın şişeyi belki açarlar,belki açmazlar" ne güzel söylemiş merhum Cemil Meriç.
"Her kitap,tılsımlı bir saray.Kapıları ilk gelene açılmaz". O yüzden açmak için bu tılsımı okumaya devam etmeli insan.
"Yazar düşüncesini yardım olsun diye sunmaz.Bir mükafattır bu.Layık mısınız,değil misiniz? Anlamak ister.Tabiat da öyle değil mi? Altın neden toprağın derinliklerinde ?Okurken araştırmaya çıkacağınız maden: yazarın düşüncesi veya niyeti.Araçlarımız: zeka ve bilgi.Kayayı kıracak,madeni eriteceksiniz.Önce kelimeyi fethedeceksiniz,sonra heceleri,harfleri." Kitapları böyle okuyabilirsek onlardan alacağımızı tam manası ile almak mümkün.
Okumak denilince okuma terbiyesinden de bahsetmek gerekiyor;
"Kendini yığın haline getiren bir millet payidar olamaz.tek kaygısı PARA olan bir yığın yaşayamaz.Düşünceyi küçümsüyoruz.Kitaba harcadığımız parayı,atlar-arabalar için harcadığımızı kıyaslarsak,yerin dibine girmemiz gerekmez mi?Kitap sevene,Kitap Delisi diyoruz.Kimseye at-araba delisi dediğimiz yok.Kitap yüzünden sefalete düşen görülmemiş.At uğrunda iflas eden edene.İngiliz milletinin içkiye verdiği para,kitaba verdiğinin kaç misli hiç düşündünüz mü? (bugün için ülkemizi de buna katabiliriz) En güzel kitap kalkan balığı fiyatına.Alan nerede? Kitaplar bileziklerin onda biri kadar etse beyefendilerimizle hanımefendilerimiz arada bir okumak hevesine kapılırdı belki.Birçokları kitabı ucuz olduğu için almaz.Düşünmez ki kitabın tek değeri okunmasındadır.Bir değil bir çok defalar okunmasında,çizilmesinde,tanınmasında."

Okumanın yararları denilince derinlerin derinine inerek sayamayacak kadar fayda ortaya çıkıyor.

Devam edeceğiz......