Çocukların
kitap okumadığını ve bununla ilgili her yerde sitem edildiğini
görüyoruz. Veliler okula gider öğretmene şikayet eder, öğretmen veliye
şikâyet eder: "Çocuğum kitap okumuyor." ya da "Çocuğunuz kitap
okumuyor." Karşılıklı önerilerde ve yapılan uygulamalardan bahsedilir
ama hiçbir zaman hatayı ne öğretmen ne de ebeveynler kendinde bulmak
istemezler. Yeter ki çocukları okusun bunun için ne gerekiyorsa yapmaya
hazır olduklarını sık sık belirtirler. Her zaman her türlü kitabı almaya
da hazır olurlar. Sıkça da bu gibi sorunlarla karşılaşılır.
Çocuğunuza
kitabı anlatmanız, onları kitaplarla tanıştırmanız, kitabın eğlenceli
olduğunu gösterebilmeniz ve doğru kitapları seçmelerini sağlayabilecek
eğitimi vermeniz için neler yapılacağını öğrenmeye çalışmalısınız.
Bilgisayar, televizyon, VCD, DVD, Playstation hatta cep telefonu
dünyasına sıkışmış çocuğunuzu oradan çıkarıp, kitaplarla hayal güçlerini
güçlendirmesi, kendi dünyasını keşfedip, kendi duygu ve düşüncelerini
özgürce ifade edebilmesi için çocuğunuzu kitapların büyülü ve engin
sularına atmanız gerekir ki bu da çok kolay bir şey değildir.
Çocuğunuzdaki bu gelişimleri sağlayabilmek için birçok şeyi bilmeniz ve
uygulamanız gerekiyor.
Eğitim anne karnında başlar
Birçoğunuz
çocuğunuz doğmadan önce, cinsiyeti belli olur olmaz hazırlıklara
başladınız. Yatacağı yer, kıyafetleri, mobilyası gibi bebeğin öncelikli
ihtiyaçlarını ayarladınız. Belki bazılarınız da, doğmadan önce bebek ve
bebekle ilgili kitapları alıp okudu. Hamilelikte yapılan yürüyüşün,
konuşmanın, yoganın, dinlenen terapi müziklerinin, anne karnındaki
bebeğin daha sağlıklı olmasını sağladığını biliyoruz. Hamileyken yapılan
bu tür aktivitelerin, çocuğunuzun gelişimi açısından olumlu etkileri
olduğuna göre, daha bilinçli çocuklar yetiştirebilmek adına, hem
kendiniz hem de çocuğunuz için kitap okumanız gerekiyor. Nitekim anne
karnında, annenin bebeğe okuyacağı kitapların olumlu etkilerinin olduğu
da kuşkusuz.
Genelde anneler çocuklarını severken, ilerliye
yönelik hedeflerinden söz ederler. Oğlum ya da kızım büyüyünce doktor,
öğretmen veya asker olacak gibi olumlu telkinler verirler. Severken veya
uyuturken çok güzel ninniler söylerler. Belki çoğumuzun hala
unutamadığı, anneanne ya da annemizin bize söylediği ninniler hala
kulağımızda çınlıyor. Çocuklara söylenen bu ninniler ve masallar direkt
olarak bilinçaltına yerleşiyor. Dolayısıyla, ilk öğrenme ninni ve
masallarla başlıyor.
Yaşına uygun kitabı nasıl seçmelisiniz?
Çocuğunuza
kitap alırken, yaşı kadar algılama düzeyini de göz önünde bulundurmalı,
gelişim dönemine uygun dil ve içeriği olan kitapları tercih
etmelisiniz. Ayrıca onu korkutan, yönlendiren, sindiren, bir düşünceyi
benimsetmeye çalışan, içeriği olmayan kitaplar seçmemeye de dikkat
etmeniz gerekir. Kitap, çocuğunuzun kendini geliştirmesine katkıda
bulunmalı, kendisiyle birlikte yaşadığı toplumun değer yargılarını,
özelliklerini öğrenmesine olanak sağlamalıdır. Kitap, çocuklara öğüt
verme kaygısı taşıyarak, her cümlede ya da sonuçta öğüt verici, çocuğu
sınırlayıcı olmamalıdır. Son olarak seçeceğiniz kitabın, gerçeklere
dayanan, bilimsel amaçlardan sapmayan, aynı zamanda çocuğunuzun ilgisini
çekecek şekilde kurgulanmış olması gerekir.
“Polyanna” ve “Kırmızı Başlıklı Kız”
Çok
iyi bilinen bazı kitaplar, masallar çocuklara olumsuz mesajlar vererek,
onların kişiliklerini etkileyebiliyor. Örneğin “Kırmızı Başlıklı Kız”
masalını bilmeyeniniz yoktur herhalde. Belki de bu masalı mutlaka
çocuğunuza da anlattınız. Oysa bu masal, bir yandan çocukları en çok
korkutan hikayelerin başında gelirken, diğer yandan da “Ne olursa olsun
anne sözü dinlenmeli, dinlenmediği zaman da başınıza çok kötü şeyler
geleceği bilinmeli.” mesajı veriyor. Bu ve benzeri mesajlar, çocuğunuza
kendi varlıklarını göstermek yerine, bağımlı olmayı aşılar. Yine çok
tanınmış bir çocuk romanı olan “Polyanna”, çocuğunuz tarafından özdeşim
kurulabilecek bir kahraman değildir. Her olumsuzluğun olumlu yanını
bulan ve hep başkaları için çırpınan bir çocuk kahraman, çocuğunuz için
pek de olumlu bir mesaj taşımamaktadır. Aşırı acıklı, zavallı, devamlı
ezilen ve horlanan çocuk kahramanlı kitaplar, olumlu özdeşim modelleri
olmadığı gibi, çocuğunuzda gelişimsel sorunlara yol açabilirler.
Çocuğunuzu umutsuzluğa, çaresizliğe alıştıran kitaplar zararlı bile
olabilir. Seçeceğiniz kitabın yaşına uygun, sayfa sayısının az ve
konusunun sıkıcı olmaması gerekiyor.
Çocuğunuzun kişilik
gelişimine katkıda bulunacak ve kendisi ile özdeşleştirebilecek
kitapların içeriklerine, sizin kadar eğitimcilerin de dikkat etmesi
gerekir. Öğretmen, her öğrencinin kişilik özelliğini dikkate alarak,
geliştirmek istediği yönde çocuğun kitabın kahramanı ile özdeşim
kurabilmesini sağlamalıdır. Hikâyelerin ve bazen kitapların iyileştirici
özelliğinin de olduğunu bilmeliyiz. Örneğin, kendine güveni, hoşgörüsü
ve sabrı olmayan, başarı, motivasyon gibi özelliklerden yoksun olan
öğrencilere, uzman veya öğretmenleri tarafından uygun kitaplar
önerildiğinde ve okutulduğunda, çocuklarda müthiş değişimler
görülmüştür. Bunun için önerilen kitapların, öncellikle öğretmenler
tarafından da değerlendirilmesi gerekir.
Bebeklik dönemi (0–3 yaş )
•
Çocuğunuzun ilk dönemlerinde, onu kucağınıza alarak kitaba dokunmasını
sağlayabilirsiniz. Basit ve açık bir şekilde resimleri kendisine
göstermek ve konuşarak kelime dağarcığını zenginleştirebilirsiniz. Dil
gelişimi açısından olumlu katkı sağlayacaktır.
• Kitabın kaliteli
olmasına dikkat etmelisiniz. Ağzına alır, yere çarpar veya atabilir. Bu
nedenle kitabın sayfaları hemen dağılmayacak ve kimyevi madde
içermeyecek şekilde olmalıdır.
• Bu yaşlarda kitap, çocuğunuz
için bir oyuncaktan farksızdır. Yani bakarak ve dokunarak eğlendiği için
dış dünyayı tanıdığı bir nesne olarak görür. Bu nedenle resimler yakın
çevresinden bildik nesneleri kapsayacak şekilde olmalıdır.
• Bol
resimli-az yazılı ilk dönem kitaplarını soru-cevaplarla okumanız
gerekir. Zira bunlar öykü kitabından çok, keşif kitabı niteliğindedir.
Resimlerden yola çıkılarak bir hikaye kısa ve öz anlatılır. Sizin de bu
tip kitapları okurken, ses tonunuzu ve bedeninizi kullanmanız iyi olur
fakat soru-cevap seanslarını zekâ testine dönüştürmek gibi bir yanlışa
düşmemenizi tavsiye ederiz.
• Ara sıra çocuğunuzun oyuncaklarını da bu dramatizasyona ekleyin.
Okul öncesi dönem (4–6 yaş)
Büyük puntolu bol resimli ve boyanacak kısımları olan kitaplar daha çok ilgilerini çeker.
•
“Daha küçük, anlamaz” gibi bir yanılgıya düşmeyin. Çocuklar kaliteli
kitaptan anlar! Çocuğunuzu, kendisini “çocuk kitabı” olarak tanımlayan
her kitapla muhatap etmeyin. Ona sadece edebi ve estetik değeri olan
kitaplar okuyun. Bozuk metinler, düşük kurgular, kötü resimlerle dolu
kitaplar sıkıcı olur!
• Resim-metin bütünselliği olan kitapları
seçin. Bu yaş kitaplarında resmin metin için önemli bir tamamlayıcı
olduğunu ve bu ayrılmaz ikilinin oluşturduğu gücü göz ardı etmeyin.
• Seçim yaparken kriterleriniz “eğlendirmek” ve “deneyimlemek” olsun. Yanılıp, seçim kriterinizi “öğretmek” sanmayın!
Okul ve okuma dönemi (7–10 yaş)
Duygularını
ve düşüncelerini açıkça ifade edebilir. Daha çok La Fontaine’in
kitapları gibi hayvanlarla ilgili olan masallar hoşlarına gider.
•
Kaliteli kitap sunmanın önemi, çocuk kendisi okumaya başlayınca daha da
artar. Çünkü artık o bir fatihtir ve fethettiği diyarlar eğlenceli ve
heyecan dolu olmalıdır ki yeni fetihlere karşı açlığı devam etsin.
• Çocuğunuz “Sıkıcı” diyorsa, ona inanın ve asla o kitabı okuması için ısrar etmeyin.
•
Çocuğunuza kitap okumaya devam edin. Okumayı öğrenmesi, sizinle
yaşadığı keyifli kitap okuma seanslarından yoksun kalmasına sebep olan
bir düşmana dönüşmesin.
• Ceza olarak okuma vermeyin. “Çabuk odana git ve kitabını bitirene kadar oradan çıkma!” gibi cümleler evinizden uzak olsun.
Ergenlik dönemi (11–14 yaş)
Türk
ve dünya klasiklerini okuyabilir. Daha çok ön ergenliğe bağlı olarak
komik, esprili, cinsel içerikli kitaplar ilgilerini çeker. Aynı zamanda,
macera, serüven dolu kitaplar da okurlar. Dünyayı kasıp kavuran Harry
Potter kitap dizisi gibi örnekler olabilir.
• Sizden farklı
düşünmeye başlar ve sizin tercih ettiğiniz kitapları okumak bile
istemeyecektir. Sizinle aynı kitapları beğenmesini beklemeyin.
•
Listenizi okumasını beklemeyin. Sizin ısrarla okumasını istediğiniz bir
kitabı, belki o hiçbir gün okumayacak ya da sizin okumasını
istemediğiniz bir kitabı üç kez okuyacaktır. Çocuğunuza hangi kitabın,
hangi pencereyi açacağını bilemezsiniz. Onun içgüdülerine güvenin.
Dikkat etmeniz gereken hususlar
•
Çocuğunuzu kitap okumaya özendirmek ve zevkli hale getirmek için
öncellikle sizin eşinizle beraber çok iyi birer model olmanız gerekir.
Evde televizyondan, internetten uzak sessiz bir ortamda, hep birlikte
karar alınan saatte kitap okuyabilirsiniz, ancak bu zamanı alışkanlık
haline dönüştürmelisiniz.
• Ailede okunan kitap, her birey
tarafından diğer fertlerle paylaşılmalıdır. Böylelikle çocuğunuz
dinlemeyi ve kendini ifade etmeyi öğrenir.
• Çocuğunuzu
kitapçılara ve kitap fuarlarına götürüp, gezdirmelisiniz. Okuyacağı
kitapları seçerken, tercih hakkını ona tanımalısınız.
• Okullarda
kitaplıklar oluşmasını sağlamalısınız. Kitaplar öğrencilerin
görebileceği yerde olmalıdır ve kilitli dolaplarda saklanmamalıdır.
Ayrıca, okunan kitaplar sınıfta öğrencilere anlattırılmalıdır.
• Evde de kitaplar görünmeyecek yerde saklanmamalı, vitrinde aksesuar olarak kalmamalıdır.
•
Örneğin, okuduğu kitaptaki kahramanların özelliklerini anlatmasını ve
kendisini daha çok hangi karaktere yakın bulduğunu belirtmesini
sağlayabilirsiniz. Yeni müfredat programında da benzer uygulamalar var.
Siz de bunları evde uygulayabilir, çocuğunuz için okuma işlemini daha
zevkli hale getirebilirsiniz.
• Her yerde ve her zaman
çocuğunuzla birlikte kitap okumalı, bunu su ve yemek gibi temel bir
ihtiyaç haline getirmelisiniz. Kitap okumayı bir hobi olarak
değerlendirmemeli, onu yaşamsal bir sorumluluk olarak görebilmeyi
başarmalıdır.
Uzman Psikolog Hülya Topal
http://www.xn--inirah-xjb.com/index.php?topic=1128.0 den alıntıdır