zihin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
zihin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Nisan 2012 Cumartesi

Okumanın Kazandırdıkları

 Okumak insana ne kazandırır diye soranları etrafınızda gördünüz, belki de hala böyle insanlar kaldı mı bu çağda okumaya uzak insanlar var mı diye hayıflandınız.Orasını bilemiyeceğim ama, yani hangi kategoridesiniz onu bilemiyeceğim ancak, ne yazık ki ! hala kitaptan uzak bir toplumun içinde yaşıyoruz.
Öğrenci okumuyor derslerini bahane ediyor,öğretmen okumuyor yoğunluktan bahsediyor,esnaf,memur,işçi,yönetici herbir kesimden okumaktan uzak olan insanların olduğu bir toplumda yaşıyoruz.
Ümidimizi kırmayalım tabii ki son 10 yılda bu miktar biraz daha azalıyor gibi ancak daha çok katetmemiz gereken yollar var.
Birkere insanlara kitabı sevdirmenin yollarını arayacak hatta bu konuda epey bir kafa yoracağız her kademedeki insan bu konuda görevli olacak yani sadece okullara-öğretmenlere yani her konuda olduğu gibi sadece devlete ait bir sorumluluk değil bu görev.Herkes önce kendisi okuyacak baba okuyacak,anne okuyacak onu gören çocuklar okuyacak komşu okuyacak arkadaş okuyacak velhasıl doğru orantılı bir şekilde bu hale genişleyecek.
Ancak bu görev bu kadar kolay değil insanların teşviğe ihtiyacı var her konuda olduğu gibi bu konuda çok irdelenmesi gereken acaba ben nasıl ederimde etrafımdaki insanları okuma konusunda gayrete getirebilirim düşüncesi sizi en başta rahatsız edecek,içiniz rahat olmayacak sıkıntısını çekeceksiniz sıkıntısını çekmeden hiçbir şey olmuyor biliyorsunuz.
Bu sıkıntıyı ne kadar hissederseniz azminiz gayretiniz o kadar çoğalacak hem okuyacak hem okutacsınız.Bu konu üzerinde isterseniz küçük bir test yapın bak gelişmeleri göreceksiniz.Aile içinde öncelikle bir deneyin siz okumaya başlayın okumayan eşiniz sizden esinlenmeye başlayacaktır yavaş yavaş, eee birde belirttiğimiz sıkıntıyı yaşamaya başlarsanız eminin ki etrafınızdakilere bu sıkıntı yansıyacaktır.Biraz da gayret ederseniz verim alacaksınız.
Tamam da neden okumalıyız ne kazandırıyor bize; can alıcı soru bu işte.En başta okumak insana kendini tanmayı yanlış duymadınız kendısını tanımasını sağlıyor.Okur iken her bir okumada eksiklerini öğreniyor insan ve kendini nasıl geliştirebilirim düşünceleri belirmeye başlıyor.Ardından öğrendiklerini düşünmeye başlıyor ve evet ikinci adım insanın düşünme kabiliyetini geliştiriyor.Hani bizde bir beyin var ya :) onu geliştiriyor.
Ardından okuduğunuz dile göre o dil hakkında sizi geliştirmeye başlıyor ve yeni kelimeler, yeni deyimler, yeni hayatlar,yeni insanlar,yeni nesneler vs.ve konuşma dilinizin farkında olmadan geliştiğini görüyorsunuz.
Allah allah bu kadar okuyorduk bunaların farkında değildik dediğinizi (bazılarınızın tabi ki) duyar gibi oldum.Ama gerçek bu ki ,OKUMAK insana FARKINDA OLMADAN bu kadar şey kazandırırsa varın siz düşünün bir de nitelikli okumaya başladığnızı varsaydığınızda daha neler neler kazanacaksınız.Hadi onu da bir başka güne  bırakalım.....
Nazif ÖZKUL  iyi okumalar...

10 Nisan 2012 Salı

mp3 Telkin Metodu

Beyin Frekans Teknolojisi

SubliminalMp3Telkin.Com: (BFT)Beyin frekans teknolojisi, herhangi bir kişinin zihin gelişimini sağlamada ya da hayatındaki problemlerini çözmede kendi kendine rahatlıkla yardım edebileceği bir zihin programlama ve yönetim aracıdır.
Bu ileri seviye teknolojinin kullanılmasındaki asıl amaç, zihinsel dönüşümü çok etkili bir biçimde gerçekleştirmek ve bunun sonucu olarak hem zihinsel hem de fiziksel problemleri kolayca çözümleyebilmektir.
Alfa frekans(BFT) teknolojide, arka plan müzik olarak genellikle binoral vuruşlar kullanılır. Mp3 telkini dinlerken rahatlamanız ve bu sayede telkinleri daha alıcı hale gelmeniz sağlanır. Her iki kulağımızdan ayrı ayrı frekansta ses gelir. Bu iki sesin arasındaki fark, 7.5 hz olan alfa frekansına denktir. Alfa frekansbilinçaltı(şuuraltı) mesajlar için kullanılan en uygun frekanstır. Her iki kulaktan farklı frekansta sesler geldiği için kesinlikle kulaklıkla kullanılması gerekmektedir. Mp3 telkini meditatif bir halde iken dinlemeniz daha iyi olacaktır.

Telkin Nedir?

Subliminal (Telkin) kelimesi arapça kökenli olup, Bir duyguyu veya bir düşünceyi aşılama, Bilinç dışı(şuur dışı) bir sürecin aracılığıyla, şahsın ruhsal ya da fizyolojik alanıyla alakalı yeni bir düşüncenin(fikrin) gerçekleştirilmesi ve Aşılamak-Vermek anlamlarına gelir. (TDK Sözlüğü nden bakabilirsiniz.)
Telkin kelimesini açacak olursak genellikle yapılmak istenipte yapılamayan eylemlerin bilinçaltına ditekt etki ederek davranışların bilinçli olarak yapılır hale sokulması aşamasıdır. Normalde bütün insanlar yaşamlarının hemen hemen %80 ini bilinçsiz bir şekilde geçirirler. Bizim davranışlarımızı etkileyen bilinç altımızın şekillenmesi genellikle geçmişimize dayanır. Bir insanın hiç tanımadığı insanlar karşısında durduk yere kekemelik yaşamasının nedeni genellikle seneler öncesinde yaşadığı olaylarla ilgilidir. Birey bu sorununu ortadan kaldırmak ister lakin asıl nedene inemediği için çabaları hep başarısız olur. Böyle durumlarda psikanaliz ile kişinin geçmişine inilip sorunların nedenleri tespit edilerek problem ortadan kaldırılmaya çalışılır. Çoğu zaman bu tedavi şekli işe yarar fakat böyle bir çalışma genellikle çok uzun zaman gerektirir. Bu uzun çalışma süreci yerine, problem olan sorunu ortaya çıkarmadan bireyin davranışlarını yeniden şekillendirmenin çok basit bir yolu vardır. Telkin. Subliminal (telkin), bireye hangi durumlarda nasıl davranması gerektiğini, neden ve niçinleriyle birlikte verir. Kişinin davranış normları yeniden oluşturulur. lakin, bu çalışma kısa, masrafsız ve pratik olmasına rağmen bir o kadar da sabır ve irade gerektirir. Çünkü ortada çok zorlu bir rakip vardır. Bilinçaltı. Siz bilinç üstünüzde her şeyi tekrar inşa edebilirsiniz. Fakat asıl temel malesef hala yerinde durmaktadır. Mutlaka karşı koyacaktır. Bu durum pek de fark edilemeyen yeni bir iç savaşa neden olur.
telkinZihnin içinde yaşanan bu iç savaşı kayıpsız ve kazançlı bir şekilde tamamlamanın bazı yolları vardır.  Subliminal (Telkin) içerikli Mp3 ler bu temel üzerine kurulmuşlardır. Bilinç altını devre dışı bırakmak nedeniyle müziğin içine gizlenmiş gizli telkinler, bilinç altını kandıran ve yanıltan olumlu sözlerle donatılmıştır. Zihninizde düşünce aleminiz tekrar şekillenir fakat siz bu durumdan çok az etkilenerek daha kazançlı çıkarsınız.
Telkin, zihnimizde düşünsel olarak kurgulanan veya sözel olarak söylenen olumlu veya olumsuz polariteler bütünüdür. Sürekli olarak pozitif düşünmeye ve  pozitif sözler söylemeye çalışsak da malesef  bir çok olumsuz düşünce ve negatif söylemlerimiz de mevcuttur. Telkin zihnimizde iki  türdür. Birincisi pozitif, ikincisi ise negatiftir. Beyin malesef negatifleri daha çabuk alır ve işler. Pozitif düşünce ve söylemleri ise beyin nazlanarak alır. Böyle olmasının nedeni genellikle çocukluğumuzdan beri yetiştiriliş tarzımızdır. Biz daha küçükken anne ve babalarımız veya anneanne/dedelerimiz tarafından malesef ki öcüler böcüler geliyor ya da seni polise veririm gibi korkutucu olumsuz cümlelerle büyütüldük. Tabiki  onları suçlamak  da yersiz. Çünkü onlar da kendi büyüklerinden, atalarından ne öğrendilerse bizlere de onu aktardılar. Bundan böyle bizler yeni nesiller olarak yeni fikirler düşünmeli ve günümüze uyarlanmış yeni şeyler söylemeliyiz. Kendi çocuklarımızı ve torunlarımızı da bu şekilde eğitmeli ve de yetiştirmeliyiz. Bu konuda Hazreti mevlana nın bir sözü var;  Artık dün bitti, bugün yeni şeyler söylemek lazım. Telkinler beynimizde o kadar çok yer etmiş ki biz de benzer olayları yaşadıkça bilinç altımızda bunları çoğaltmışız.
Sadede gelecek olursak ağzınızdan söylediğiniz ve zihninizden düşündüğünüz her ne ise siz O sunuz. Eğer olumlu şeyler düşünüp olumlu cümleler söylüyor ve hayata olumlu bakıyorsanız siz pozitif bir insansınız. Tam tersini yapıyorsanız eğer siz malesef negatif bir insansınız. Öyleyse ne yapmalıyız ve nasıl olmalıyız? Ailemizdeki tüm bireylere bunu anlatmalı, ailecek bulunduğumuz ortamlarda her durumda pozitif olmaya, her zaman pozitif düşünmeye, pozitif konuşmaya ve olaylara pozitif bakmaya onları ve kendimizi  alıştırmalıyız. Misal, ben hasta değilim şeklinde bir ifade kesinlikle yanlış bir telkindir. Çünkü zihnimiz, hasta kelimesi negatif olduğu için tabiki buna öncelik tanır ve bunu esas alır. Böyle yanlış bir ifade yerine ben sağlıklıyım daha doğru olacaktır. Aynı şekilde ben korkak değilim veya ben korkmuyorum da kesinlikle yanlış bir telkindir. Beyin bu negatif kelimeyi alır ve sizi o şekle sokar. Bu cümlenin yerine o kelimenin karşıtı olan ben cesurum kullanılmalıdır. Diğer bir örnek: Ben tembel değilim yerine ben çalışkanım gibi.