kitap sevdası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kitap sevdası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Temmuz 2012 Salı

Kitap Okumaya Başlamak

Bir kardeşimiz kitap okumaya nasıl başlayabilirsiniz diyerek güzel bir çekim yapmış izleyelim......


30 Haziran 2012 Cumartesi

Kitap Okumanın Kazandırdıkları

Kitap Okuma Bize Ne Kazandırır ?

1-Yetkin kitaplar, sessiz öğretmenlerdir. Kitap okuma, bir ilaçtır.
2-Kitap okuma, hayatı sevdirir. İnsana yaşama sevinci
verir.
3-Seçkin kitap okuma, düşünceleri olgunlaştırır.
Joineriana:”Kitaplar da dost gibi az, fakat iyi seçilmiş olmalıdır.”der. Nitelikli kitap okuma; düşünceyi besleyen, geliştiren ve çabuklaştıran ana kaynaklardan biridir.
4-Kitap okuma, stresi azaltır.
5-Kitap okuma, zihni açar, beyni hantallıktan kurtarır.
6-Kitap okuma; doğayı, toplumu anlama ve yorumlama yeteneği sağlar.
7-Kitap okuma, bizi pek çok yönden yetkinleştirir.
8-Kitap okuyanın güvenilir bir çevresi oluşur.
9-Bilgi dağarcığımızı ve kelime hazinemizi zenginleştirir.
10-Anlama gücümüzü, konuşma ve yazma yeteneğimizi kuvvetlendirir.
11-Genel kültürümüzü artırır. Etkin ve etkili bir insan olmanın yollarını açar. Hayal gücümüzü geliştirir
12-Meslek hayatımızdaki başarı düzeyimizi yükseltir.
13-Dünyaya bakış açımızı değiştirir. Toplumsal ilişkilerimizin kalitesini artırır.
14-0kul hayatındaki başarıları pekiştirir.
15-Okumak, haz duymaya, zihnimizi süslemeye, karar verme yeteneklerimizi geliştirmeye yarar. İnsanı olgunlaştırır, erdemli kılar.





OKUYAN İNSAN DAHA BİLGİLİ VE ELBETTE DAHA BAŞARILI OLUR
    Bilgi ve bilişim çağında yaşıyoruz. Başarının en önemli kaynağı bilgidir.Bacon: ‘Bilgi, güçtür.’ der. Başarılı yazarlar, ömürlerinin yarısını okuyarak geçirmişlerdir. Hayatta başarılı ve mutlu olmak için okuma alışkanlığı edinmemiz gerekir. Kahvelerde, meyhanelerde vakit öldüren insanların çoğu, okuma alışkanlığı edinememiş kimselerdir.
    Voltaire: ‘Okuma, ruhu yüceltir.’ demiş. “Güneş dünyayı, kitap insanları aydınlatır. Çocukları kitapla beslemeyen ulusların sonu acıdır.”
    Dilimiz, edebiyat üstatlarının eserlerini okumakla zenginleşir. Büyük yazarların eserlerini mutlaka okumalıyız. Bu sayede hem düşüncelerimiz gelişir, hem de ifade yeteneğimiz güzelleşir.
    Okumayan insan, zihnini çalıştırmıyor, fikir jimnastiği yapmıyor demektir. Bir kitap veya yazı okuduğumuz zaman, onu kaleme alan yazarla sohbete dalmış oluruz.  

    Okuduğumuz metin, bize yazarın düşüncelerini söyler; biz de o fikirleri zihnimizde tartarız, kabul veya reddederiz ki böylece biz de düşünmeye başlarız.
     Okuma, düşünceyi besleyip düşünme yeteneğimizi geliştirir ve kelime hazinemizi genişletir. Okuma sayesinde konuşma yeteneğimiz gelişir, düzgün ve güzel konuşur, güzel yazar hale geliriz.
    Okuma gaye değil, araçtır. Okumanın sonunda insan bilgi edinmeli, faydalı şeyler öğrenmelidir. Okuduğumuz metin tarih ise günümüze ışık tutmalıdır; ahlak kitabı okuyorsak davranışlarımız düzelmelidir. Okuduğumuz bilgilerden faydalanmalıyız ve onları hayata uygulamalıyız; aksi halde, marangozluk kitabı okuduğu halde hiçbir şey yapamayan adama benzeriz.
    Goethe: “Okumayı öğrenme, sanatların en gücüdür.” der. Gerçekten de okuma alışkanlığı edinebilmek çok zordur. Hele televizyonların insanı haber, film, şov bombardımanına tuttuğu, bilişim çağının en büyük zaman hırsızı internetin  çok yaygınlaştığı günümüzde okuyabilmek, sanatların en zorudur, fakat en güzelidir. 

TV seyreden, bilgisayar başında vakit öldüren insan pasiftir; resimler, yazılar süratle gözünün önünden geçer ve düşünmek için vakit bulamaz. Kitap öyle değildir; istediğiniz yerde okumayı bırakıp okuduklarınız üzerine düşünebilirsiniz.
    Okumak, insan için en kolay ve en etkili öğrenme yoludur. Gelişmiş ülke toplumları, sahip oldukları bilgilerin % 60’ ını bu yolu kullanarak edinmişlerdir. Geri kalmış toplumların karşılaştıkları sorunların birçoğunun kaynağında ise eğitimsizlik yer almaktadır. Geri kalmış toplumlarda kişiler okuyarak geçirebilecekleri zamanı çoğunlukla yararsız işlerle harcamaktadırlar.
    Kitapla yetişen nesiller başarı dolu ve iyi yetişmiş olacaktır. Okuma sayesinde kendisini yetiştirmiş bireylerin günlük sohbetleri bile farklıdır. Kitap okumanın, sınav başarısında yadsınmaz bir katkısı vardır. Kitap okuyan ve okuduklarını iyi değerlendirebilen öğrenciler, diğer öğrencilere göre çok daha başarılı olmaktadırlar.
    Kitap okumanın zihinsel gelişmeye katkısı,  anne karnında başlar. Anne karnındaki bebek, 6. ya da 7.aydan itibaren dış dünyayı işitebilir.Anneler, yüksek sesle kitap okurken, çocuklar, onları dinler. Kendisine kitap okunan çocukların dil gelişimi sağlıklı olmaktadır. Kitap okunan ve kitap okuyan çocukların düşünceleri, diğer çocuklara göre çok daha zengin olur. Kitap okuyan çocukların iletişim kapasiteleri artmaktadır. Okuma, çocuğun kelime hazinesini de arttırmaktadır.Tüm bu nedenlerle, çocuklarımıza mutlaka okuma alışkanlığı kazandırmalıyız. Bunun için uygulanabilir öneriler şunlardır:
    •En iyi okuma,  önek olmaktır:Çocuğumuz, bizi ve diğer aile bireylerini, kitap okurken mutlaka görmelidir.
    •Evimizde güzel kitaplar üzerine sohbetler eksik olmamalıdır.
     •Çocuklarımıza, her fırsatta, seviyelerine uygun kitaplar hediye etmeye çalışmalıyız.
     •Çocuklarımızın evde mutlaka bir kitaplığı olmalıdır. Çocuklarımızı, kitap seçimi ve kütüphane oluşturma konusunda yönlendirmeliyiz.
    •Çocuklarımızı, olanaklar ölçüsünde kitap fuarlarına, yazarların imza günlerine götürmeliyiz. Çocuklarımızın yazarlarla konuşmasına, iletişim kurmasına olanak tanımalıyız.

    •Yazmak, okumayı destekleyici bir etkinliktir. Onun için, çocuklarımızı, yazma etkinliklerine yöneltelim. Çocuklarımızın; anı defteri, kitap tanıtım defteri, şiir defteri...tutmalarını özendirelim.
    •Çocuklarımızın internette, televizyonlarda kitap üzerine üretilen güzel düşünceleri, eğitici programları izlemelerine fırsat verelim.
    *Çocuklarımızı, arada sırada kütüphaneye götürmeyi; onların, kitaplar dünyasından yararlanmalarını ihmal etmeyelim. Şu özdeyişleri  asla unutmayalım:”Kitapsız yetişen çocuk, susuz büyüyen ağaca benzer.”Kitapsız hayat, kör, sağır ve dilsiz yaşamaktır.”

12 Haziran 2012 Salı

Okuma Kampanyaları

 Ana Kız Okuldayız

Ağrı’nın Patnos ilçesinde "Ana Kız Okuldayız" kampanyası kapsamında açılan kursa katılan 65 yaşındaki Marifet Yaşar, okuma-yazma öğreniyor.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan'ın himayelerinde sürdürülen kampanya çerçevesinde ilçede açılan kursa yaklaşık 90 kişi katıldı. Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü ve Sütlüpınar İlköğretim Okulu bünyesinde açılan kursa yaşları 45-65 arasında değişen 90 bayan 1. kademe ders alarak okuma yazmaya geçti. Çocukluğunda ve gençliğinde çeşitli nedenlerle okula gidemediğini, bu nedenle telefon numaralarını bile çeviremediğini ve bunun ezikliğini yaşadığını ifade eden Marifet Yaşar, "Kurs için öğretmenler geldi, davet ettiler katıldım. Okuma yazmayı öğrenmek istiyorum" dedi

İlerlemiş yaşına rağmen okuma-yazma öğrenen 8 çocuk annesi Marifet Yaşar, okumanın yaşının olmadığını söyledi. Yaşar, “Artık elime her geçen şeyi okuyorum. Eskisi gibi sadece resimlerine bakmıyorum. Önceden okuma-yazma bilmediğim için sadece resimlere bakarak kendi kendime yorum yapıyordum. Şimdi ise yazılan yazıları da okuyorum. Bu kursu açan ve bizlere okuma yazmayı öğreten hocalarıma teşekkür ederek hepsinden Allah razı olsun diyorum” şeklinde konuştu.

Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Sütlüpınar İlköğretim Okulu Müdürü Atilla Bilgiç ise, kursu açtıkları zaman bu kadar talep olacağını hiç tahmin etmediklerini belirterek, “Gönüllü öğretmenlerimiz mahallemizdeki evleri tek tek dolaşarak okuma-yazma kursunun başladığını ve okuma-yazma bilmeyenleri bu kursa dahil etmek istediler. Yoğun bir çaba harcayarak mahallemizde yaklaşık 90 bayanı bu kursa kazandırdılar. Bugün bizim için en güzel gün. Yaklaşık 3 aylık bir maratonun sonlarına yaklaşmış bulunmaktayız. Okuma-yazma bilmeyen yaklaşık 90 kişiye okuma-yazma öğrettik ve kursiyerlerimizin hepsi de hafta sonları okula gelip gidiyorlar. Okuma-yazma kursuna büyük bir özveri harcayan öğretmenlerimize ve öğrencilerimize teşekkür ederim” dedi.
Müdür Bilgiç, 1. kademe okuma-yazma belgesini alan yaklaşık 90 kişinin eylül ayında yine açılacak olan 2. kademe okuma-yazma kursuna kaydoldukları, bu durum karşısında da çok mutlu olduklarını sözlerine ekledi.

 http://www.haberfx.net

24 Mayıs 2012 Perşembe

Okuma Alışkanlığı Kazanmak

Okuma konusunda ülkemizin epey mesafe katetmesi gerektiğini daha önceki yazılarımızda da bahis konusu yapmıştık.Ama o kadar çok önemli bir konu ki bu her gün bu konuda tahşidat yapsak,hatırlatsak yeridir.Çünkü hakikaten okuma konusunda alacağımız yol çoook...

Peki ama bu okuma alışkanlığı nasıl kazanılır? Evet bu alıskanlığı kazanmak için çaba, emek, gayret, zaman ayırma,hedef belirleme ,istekli olma,yılmama ve çalışmak gerekiyor.Ağaç yaş iken eğilir derler ya bu da öyle olacak yani erken yaşlarda kitap ile çocuk kaynaştırılacak çocuğa kitap sevdirilecek,ama bunun ortamını sahasını belirleyecek olan ailede anne-baba ve okulda öğretmenleri olacak ileri safhalarda arkadaş çevresi de bu konuda etkili olmaya başlayacağından iyi arkadaşalar ile arkadaş olması konusunda çocuk yönlendirilecek.Görüldüğü gibi en başta bu isteğin anne baba da olması gerekiyor.Hatta çocuk anneyi babayı örnek alacağından annenin babanın öncelikle kitapla dost olması gerekiyor.
Anne baba kitap ile dost olabilirlerse çocukların dost olmamaları için çok az sebep bırakılmış olur.Eğer geleceğiniz ve hepimizin geleceği çocuklarımızın ileride bizlerden daha iyi bir dünyada yaşamasını istiyor isek ki istiyoruz ne olur bizler öncelikle kitaplar ile dost olalım.
Evimizde televizyonlara ayırdığımız yer kadar değer kadar kitaplarımıza da bir köşe ayıralım yani bir kütüphanemiz olsun.Aktif olarak bu köşeyi kullanalaım TV kadar diyeceğim ama, ilk başlarda bunu sağlamak oldukça zor.Ancak hergün,hiçdeğilse her hafta kitaplığımızı ziyaret edelim ordan yeni yeni bilgiler alalım.Ve sigaraya yada mahkumu oldugumuz diğer alışkanlıklarımıza verdiğimiz para kadar kitaplara da bütçemizi açalım..
Ve yine daha önceki yazımızda bahsettiğimiz gibi aile okumaları yaplım.Eğer  küçük çocuklarımız varsa daha 1-2 yaşlarından itibaren onlara anlasalar da anlamasalarda kitap okuyalım yatarlarken masal okuyalım.Bu şekilde yapmaya devam ettikçe evimizde kitap sevdası oluşmaya başlayacak ve evimizin havası değişecek bundan % 100 emin olarak sizlere bahsediyorum.Denemesi bedeva :)

Ama yukarıdaki resim gibi de olmayalım kitap bizi içine almışken kitap ile dostluğu yakalamış iken ona ihanet etmeyelim.Kitabı TV ile ALDATMAYALIM...